Emek Dünyası Başlık

EMEK DÜNYASI

Tekstil Yeniden Canlanıyor Mu?

Yazar: Faruk Eskioğlu

Spot:

1990’larda Londra’nın her yanı tekstil atölyesiydi. Atölyelerde binlerce Türkiyeli işçi çalışıyordu. 2000’e gelmeden üretim ucuz emek cenneti ülkelere kaydı. Tekstil işçileri işsiz kaldı. 100’den çok işçi çalıştıran yeni fabrikalarla günümüzde tekstilde yeni bir kıpırdanma var.

Gerçek, bu fabrikalardan birindeydi.

İngiltere'deki tekstil fabrikaları yeniden açılmaya başlandı. Türkiyeli toplumun yoğun olarak çalıştığı ve sayısı 1500'ü geçkin olduğu sanılan tekstil atölye ve fabrikaları 1990'ların sonunda emek ucuz ülkelere kaymıştı. Toplumda büyük bir işsizliğe neden olan sektördeki kriz, Avrupa'da önemli markalara ev sahipliği yapan İngiltere moda sektörünü de olumsuz etkilemişti.

Levent Hassan, Londra’da 2000’den sonra tekstil üretimini sürdürebilen, kendi deyimiyle “bir elin parmaklarını geçmeyen” işadamlarından. Hassan’ın Kuzey Londra’daki tekstil fabrikası Tower Garments (London) Limited’i ziyaret ettik.

1958'de Kıbrıs'tan gelerek tekstil fabrikası kuran Hassan, Londra’da 2000’lerdeki tekstil sektörünü şöyle anlattı:

“2000’lerin başında tekstildeki krizden dolayı üç beşi dışında atölye ve fabrikaların tamamı kapandı. Ayakta kalabilenler de çeşidi artırdı ve daha orijinal üretime geçerek değişim dönemi geçirdi. Örneğin yalnız ceket değil, gömlek pantolon da yapıyoruz. 2010’dan sonra küçük siparişlerle de olsa ‘Made in England’ talebi doğmaya başladı. Londra modanın merkezlerinden. Çalışma atölyesine ihtiyacı olan modacılara da destek oluyoruz. Biz 2000’lerde kapatmaya gittik, üretimi Türkiye ve Kıbrıs’a taşıdık. 2011’de eski müşterilerden talep gelince Londra’da 1100 metrekarelik alanda üretime geçtik. Sanırım bizim gibi 5-10 tekstil fabrikası daha var. Doğu Avrupa’dan gelenler de sektöre girmeye başladı. Tower Garments’te yüzde 30’u bizim toplumdan olmak üzere 102 işçi çalışıyor. Ayrıca Polonya, Bulgaristan, Bengladeşli, hatta Japon işçiler de var.”

Londra’da tekstildeki sorunları da Hassan, “Sıkıntı şu: işi iyi bilen eski elemanlar kalmadı. Yeni işçilere tekrar eğitim veriyoruz” diye açıkladı.

TOPLUM DARBE YEMİŞTİ

Londra'da 1990’larda faaliyet gösteren İngiltere Türk Tekstil İşverenleri Derneği'nin (Textile Industry Development Association - TIDA) başkanı Ziya Akşahin, İngiltere Hükümeti’nin 100 bine yakın istihdamı olan sektörü emek ucuz bölgelere plansız programsız kaydırmasından en çok Türkiye ve Kıbrıslı toplumun darbe yediğini söyledi.

Akşahin şöyle konuştu:

"İngiltere'deki tekstil üretiminde bizim toplum gerek atölye ve fabrika sahibi olarak, gerek işçilikte yoğunlaşmıştı. İngiltere'de Hükümeti’nin emek ucuz bölgelere üretimi kaydırmasından haliyle bizim toplum büyük darbe yedi. Hükümet’in ortaya çıkacak işsizliğe karşı bir planının olmamasının bizim toplumda uyuşturucu ve yasadışı kazanca eğilimi de artırdığı söylenebilir."

Türkiye'deki dikiş makinası ithalatçılarının, atölyelerin makinelerle birlikte taşınarak, üretimin Türkiye'ye kaymasını engellediğini öne süren Akşahin şöyle devam etti:

"Tekstilin Türkiye'ye taşınması için Ankara'da çaba göstermiştik, fakat Türkiye garip bir şekilde kapıları kapatmıştı. Sonradan öğrendik ki, Astaş ile Aktaş adlı iki firma yabancı dikiş makinası Juki ve Brother’ın temsilcileri olarak, bakana kadar uzanan kirli bir kulis yapmışlar ve Türkiye’ye bu fırsatı kaçırtmışlar... Ne yazık ki bu tür engellemeler, toplum çıkarını hiçe sayarak Türkiye’nin pek çok sektöründe yaşandı...”

FOTOĞRAF:

Tekstil işçisi Esin Bilgiç... 1988 ve 2018'de de makine başında işçiydi...

Ziya Akşahin